Ümit Bazen Yeşermez de Ağarır

Ümit Bazen Yeşermez de Ağarır

 

Bugün pazar ve ben seni çok özledim, demiş İbrahim Sadri muhtemel bir pazar sabahında. Beyaz ipek gibi yağdı kar, diye eklemiş Behramoğlu, hem pazar hem de karlı bir sabah da kim bilir, durmamış  devam etmiş: İstedim ki daha güzel olsun şu dünya/ İstedim ki beyaz ipek gibi yağan karın altında/ Bitsin artık bu sürüp giden alçaklıklar.

Bugün pazar ve pencereden baktığımızda aynı güzelliği görüyoruz birlikte. En az karın büyüsü kadar nadide bir an hepimiz için. Bakıyoruz ve aynı güzelliği görüyoruz, üstelik birlikte. İnanılır gibi değil. Ne dirseklerimizi dürtmeye ne birbirimizi ikna etmeye ihtiyaç duymadan ortak mutluluğu paylaşıyoruz. Dışarıya baktıkça yüzümüze ılık bir tebessüm yayılıyor dün geceden beri. Üstelik hızı dahi aynı suretimizde seyreden çizgilerin.

Dün akşam kar yağışı henüz hızlanmamışken çayımı demlemiştim. Yazı yazmaya dalmışım ki zil çaldı, aynı anda kapıya da vuran birkaç el ”Dilâra ablaaaa” diye coşkuyla seslendi. Anladım ki kar tutmuş. Çıktık, oynadık, yatıverdik karın içine; güldük dişlerimiz gözüktü ne kadar zaman sonra. Geri döndüm, annemden çay istedim iki fincan. Diğer komşular zaten çayıyla gelmiş 🙂 İçtik, bi’ taraftan da burnumuza isabet eden tanelere sevinmeye devam ettik.

Kar yağdığı zaman bütün gündemimizi askıya alıp nasıl sevinçle dolduğumuzu düşündüm. Örtü, ne güzel şey. Sabah henüz açan bir çiçek görmüştüm bahçede; minik, zayıf ama renkleri pırıl pırıl. Ah, dedim; her şeye rağmen açmak mı istedin gözünü dünyaya, merhaba! Bütün gece o çiçeği düşündüm, açtığına pişman olmuş mudur boynu büküldükçe karın altında? Sanmıyorum, esas kuvvet güçlüğe ve kontrol edemeyeceğin takdirlere rağmen açmaya devam etmek değil midir? Örtüldü, ancak çiğnenmek değil bu, gizlendi. Nasıl başka ikisi, nasıl niyetleri ayrı âlemlerden gelme. Böyle yumuşak, usul, duru ve zarif taneler birikmiş örtmüş seni; kızabilir misin? Gönül rızasıyla boyun eğmenin yenilmek değil teslimiyet olduğunu hatırlatır mı bize çiçekler? 

Nice zamandan sonra birlikte sevindik, gülümsedik, heyecanla perdeyi araladık sabah olunca. Kalplerimizin aynı yönde atması, içimdeki umudu yeşertti, hayır hayır ağarttı birden. Işıldadı umudum: Kim bilir, dedim; birlikte hakikati gördüğümüz sabahlar da olur..

Beyaz, ipek gibi yağdı kar.
 Yağsın.
 Dünya daha güzel olacak
 İnanıyorum buna.
 Bir insan kalbinin güzelliğine 
 Çocukluğuna
 Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
 İnandığım kadar.”

Yorum yap