Rasulullah (sav) 3 Aylarda Ne yapardı?

Rasulullah (sav) 3 Aylarda Ne yapardı?

Bismillahirrahmanirrahim.

Kalp, sevdiği ve ünsiyet kurduğuna dair heyecan duymaya meyyaldir. Soğuk bir otogarı bize en cazip yer kılan, mezar taşının başından ayrılmak istememe sebebimiz, diğerleri için alelâde olan mekânların bizde karşılık bulması kalbimizdeki yeriyle ilgilidir. Kavuşmak, yaklaşmak heyecanı ve iştiyâkı artırır. Biliyoruz ki sevmek, sevdiğimizin sevdiklerini de içine alır. Sevdiğimizden gelen haberleri, ona dair bilgileri ve ondan gelen hediyeleri de kapsar. Sevmek, bütündür. İnsanı tamamlar. İslâm da insanı bütünler, tam bir insan hâline getirir. O kalbe yerleşmedikçe, üzerine bırakılan ne varsa su üzerinde yüzer. Kimse için güvenli bir limân olmaz. Ancak Allah’ı hakikatle seven ve O’na yönelen kalpler sığınaktırlar birbirlerine. Yine o kalpler ahirette de kavuşmayı arzu ederler. Oysa batılla dolmuş kalplerin sevgisi tehlikelidir. Haz odaklıdır. Onlar, burada çok zevkli günler geçirseler de ahirette karşılaşmak istemezler. Biriktirdiklerinden korkarlar. Buluşmaktan korkulunan bir sevgi, sevgi midir?

En Sevgili’den bize ikrâm edilen hediyelerden biri de özel zamanlardır. Kulunu seven, kalbine sevme kabiliyetini veren ve en çok kendisine yönelinmesini murad eden Rabbimiz, bizleri tazelemek için hususi zamanlar ikrâm etmiştir. Bunu kaçırmak, görmezden gelmek, kimin hediyesini es geçmek olur, düşünelim. Kapımızı açalım. Rahmet rüzgârları içeri girsin. Nasıl ki kurudu topraklarımızı nicedir. Soldu çiçekler ve mahsul alamaz olduk. İçeri rüzgârla girsin rahmet ki bir yağmur bulalım. Mahsulümüze hayat verecek bereketli bir yağmur. Bizi kendimize getirecek bir yağmur.

Rasulullah (sav) ve ashabı üç ayları büyük bir heyecan ile karşılarmış. Neden? Çünkü insanın kendisini tazelemesi, temize çekmesi, güzellikleri ekmesi için tahsis edilmiş bir zaman dilimine girilir Recep ile birlikte. İnsan bi durur ve der ki: Şimdi neredeyim? Elimde neler var? Neleri bırakmam, neleri sırtlanmam gerek yolculuğum için? İşte, Recep bu soruları sorduğumuz, tövbe ettiğimiz, güzel niyetler ekip birbirimize bolca dua ettiğimiz aydır. Elbette bütün kalbimizle inanarak. İçimde bir his, arzuyla kuvvetlenen bir hâl var. Ettiğimiz duaları fiillerle desteklersek, bu Recep kulluğumuzu değiştirecek o an olabilir. Kim neyi yapamıyorduysa tam şimdi yapma ânı olabilir. Kim yapmakta olsa da zorlandığı bir hâl içindeyse şimdi kuvveti artıp ayakları daha kuvvetli basabilir toprağa. O beklenen an, şimdidir.

Şöyle bir gusül alsak. Cuma da olabilir. Kimselerle konuşmadan bütün günahlarımızdan arındığımızı hissederek, bunu umarak suları dökünsek. Rahmete sığınsak. Güneşten evvel uyanıp fecri karşılasak. Şöyle bir Kur’an okusak, yüksek sesle. Dinlese uzuvlarımız, eşyalarımız, kalbimiz dinlese. İmsaktan önce uyanmış olsak. İki rekat teheccüd kılsak. Yalvarsak. Kalbimiz için, birbirimiz için, dünya ve ahiret için. Sonra sabah ezanını dinlesek, hiç konuşmadan. Namazımızı kılsak ve yeniden yalvarsak. Allah’ım bu secdeyi alma benden, diye. Recep ayına bütün zerrelerimizle girsek. Şaban ve Ramazan’ın diğer yıllardan çok daha feyizli geçmesi adına da dualar etsek. Hatırlasak: Bu beden, kalp, nefis Allah’ın emrindedir. O kuvvet verirse zorlarımız kolaylaşır. Hayatımıza nizâm ve bereket gelir. Kalbimizi ve amellerimizi bereketlendirmesi için secdelerce duaya dursak. Hiç acele etmeden.

Kim neyi istiyorsa.. Allah vermeye muktedir. Kimin ne olmazı varsa Allah oldurmaya kâdir. Fakat bazı istekler zarardır, arzu gözlerimizi kör eder de seçemeyiz. Allah’ım sana ve senin nasip ettiklerine kalben teslim olmayı, Sana hakikatle güvenmeyi bana nasip et, diye de dua etsek bolca. O an uçuşur kalbimizde biriken kuşlar. Bir cümbüş ki dallarımızda, hayret ederiz. Biz zannetmiştik ki isteğimize kavuşuncaydı mutluluk, bir de bakarız ki kalp Sahibine yaklaşmakla rahatlıyormuş. Onu bir tattık mı, geri kalan her şey, gerçekten geride kalır.

Rasulullah (sav) bunların tadını bilen ve de ümmetine öğretmek için didinen bir peygamberdi. Ashabı da tatmıştı bu lezzetini. Peki nasıl? Üç aylarla beraber belirgin şekilde artan ibadet, iştiyak ve heyecanlarıyla izledikleri on yol var önümüzde:

1- Muhasebe

Kendimizi muhasebeye çekeceğiz. Yüzleşip tövbe edeceğiz. Bin kere bozmuş olsak da yeniden başlayacağız. Ertelediğimiz ne varsa bugün hayatımıza alacağız. Helalleşeceğiz. Yarın değil, şimdi. Yarın diyorsun, yarın yok ki! 

2-Heyecan

Üç aylar için hususi bir heyecan duyacağız. Onun tatlı telâşı ve ona dair niyet ettiğimiz işlerle insanların dikkatini de bu yöne çekeceğiz. Sevineceğiz.. Sevineceğiz..

3-Cihat

Cihat insanın İslâm ile arasındaki engelleri kaldırmasıdır. Rasulullah (sav) bu aylarda cihadı artırmıştır. Biz bugün cephede savaşa gidemiyorsak eğer, nefislerle olan savaşlarda öne çıkıp mücadeleyi artıracağız.

4-Nafileler

Nafile ibadetler her zaman makbuldür. Fakat bu aylarda özellikle oruç ve sadakanın yoğun şekilde artırıldığını sünnetten öğreniyoruz. Hem Ramazan’a hazırlık hem nefsi dizginlemek için oruç pek kuvvetli bir adım. Sadaka çeşitlerini ise açmak durumundayız:

Ebû Zerradıyallahu anh şöyle dedi:

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bana (hitaben) buyurdu ki:

Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi (tabiî) bir iyiliği bile sakın küçük görme!” (Müslim, Birr 144. Ebû Dâvûd, Libâs 24)

(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. (Tirmizî, Birr, 36)

Bu hadisi nasıl anlayacağız?

*Sadece bize gülenlere değil somurtanlara da tebessüm edeceğiz

*İyiliği güzelliği hayrı önce yaşayacak sonra tebliğ edeceğiz

*Kötülükten çirkinlikten insanları alıkoymak için gayret edeceğiz.

*Yolları şaşıranlara yol göstermek için uğraşacağız. Darda olana bir nefes arayana el uzatacağız.

*İhtiyaç sahibine  maddi manevi el uzatacağız. Bize uzatan olmuş muydu, hesap etmeyeceğiz.

*İkramda bulunacağız cömert olacağız. Bize olunmuş muydu, hesap etmeyeceğiz. Sadece maddiyat değil; hoşgörüde, sevgide, sabırda cömert olacağız.

*İnsanlara eziyet veren bir şeyi yoldan kaldıracağız. İşleri kolaylaştırmak ve iyilik yapmak için fırsat kollayacağız.

*Moral vereceğiz. Yanımıza uğrayan yenilenmiş olacak.

*Umut olalım umut aşılayacağız. Kuvvet bulmaları için yardım edeceğiz.

*Güzel söz söyleyeceğiz kızarken bile kötü konuşmamak için çok gayret edeceğiz.

5-Kardeşlik- Ziyaret- İftar

Rasulullah (sav) bu aylarda ziyaretlerini artırırmış. Biliyoruz ki birlikte edilen iftarlar ve hediyeleşmelerle müminlerin kalpleri birbirine yeniden ısınır. Özen gösterelim. Davet edelim, icabet edelim.

6-Hâneleri Şenlendirme

Rasulullah (sav) evde de ayrı bir neşe duyulması için özen gösterirmiş. Bütün yoğunluğuna ve yorgunluğuna rağmen ev halkıyla daha titiz alâkadar olurmuş bu günlerde. Münasebeti artırır yüzlerdeki gülüşü çoğaltmak için uğraşırmış.

7-Kur’an Mevsimleri

Recep ve Şaban’ı böyle mühim kılan Ramazan’ın önünden gelen iki ay olmalarıdır. Ramazan öyle bir hazine öyle mühim bir dönüm noktasıdır ki önü de ardı da çok kıymetlidir. Peki neden? Çünkü o ay Kur’an ayıdır. Kur’an Allah’ın bizimle konuşmasıdır. Bizim de bütün bu maddelerin en başına Kur’an ile bağımızı tazelemek, kuvvetlendirmek gelmelidir.

Üç aylar olmasa da Kur’an ile her gün konuşmak onu duymak gerekir. Velevki yapmıyorduk, işte şimdi vaktidir. Her gün bir satır da olsa okumayı alışkanlık edinmeli. Kur’an açılmamış günümüz olmamalı. Ne olur olmasın. Beş dakika ayıramamış olmayalım. Surelerle tanışmak, anlamıyla alâkadar olmak için en uygun zamandayız. Bu günlerin bereketiyle şimdi her şey daha kolay daha bereketli. Günlük zikirlere alışmak için de pek isabetli..

Tavsiyemiz şudur ki kendimiz için bir sure seçelim. Bugün. Seneye Ramazan’a kadar çalışmaya niyet edelim o sureye. Ben geçen Ramazan Yusuf Suresi’ne başlamıştım hâlâ devam ediyorum. Aldığım lezzet bulduğum bereket öğrendiğim bilgilerin hayatıma tesiri ve hafifliği tarifsiz. Siz daha kısa bir sure de seçebilirsiniz. Yeter ki niyet edin. (Sure çalışması nasıl yapılır, ayrıca yazacağım.) Rabbim kalbimize Kur’an’ı sevdirsin ve onunla tatmin bulanlardan olmayı bizlere nasip eylesin. Yukarıdaki 7 maddeyi Muhammed Emin Hoca’nın derslerinden istifâde ile yazdım. Aşağıya da yine onun tavsiyelerinden oluşan maddeleri ekliyorum:

  • Muhasebe et. Teşhis ve tedavi için harekete geç.
  • Farzları ikame et. En büyük farz olan namaz için eksiklerini tamamla.
  • Cemaatle namaza dikkat et. Bu büyük bereketten mahrum olma.
  • Nafileleri ihya et. Allah’a takdim edeceğin hediyeleri çoğalt.
  • Kur’an ile irtibatına dikkat et. Her gün sana geliyormuş gibi bir miktar oku.
  • Hayatta iseler anne ve babanı memnun et. Daha fazla dualarını almaya çalış.
  • Allah’ın hatırı için kırıldıklarını affet. Kırdıklarının gönüllerini tamir et.
  • Muhtaç ve madur olanlar için gayret et. Mazlumları sevindirmenin yolunu bul.
  • Davet ve tebliğ için hareket et. Mahrum olan yüreklere dokunmaya çalış.
  • Duaları çoğaltmak için gayret et. Bu rahmet mevsiminden mahrum kalma.

Merak edenleriniz olursa Yusuf Suresi’ne Nouman Hoca’dan çalışıyorum linki şudur:

https://gencmuslumanlar.com/yusuf-suresi-tefsiri-1-bolum-nouman-ali-khan/

Bu dersler İngilizce olup altyazı mevcut. Buradan çalışarak anlattığım derslerin linki ise şudur:

https://open.spotify.com/episode/1b3Q3tfTwuO1nHm0TGtnEv?si=17e6b00eb6044fb7

Bilemiyorum dağınık bir yazı mı oldu ama.. İstifade etmenizi Rabbimden niyaz ederim. Rabbim kalbinizdeki gizli ve açık sıkıntıları gidersin. Bizlere sevdiklerini sevdirsin. Bizi sevgisiyle ve sevdiklerinin sevgisiyle rızıklandırsın. Bizi daha iyi bir insan yapacak kimselerle buluştursun. Bizi de iyi insan kılsın. Rabbim Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.

Selâmlar, sevgiler, hürmetler.. 

 

 

Yorum yap