Bursa’da Zaman :) | Neler Yaptık?

Bursa’da Zaman :) | Neler Yaptık?

Selâmlar, nasılsınız?

Geçtiğimiz günlerde Bursa’ya üçüncü kez gittim. İlki okul gezisiydi, ikincisi tek başıma keşifti, üçüncüsü Beyza ve Cemre ile oldu. Orada halam yaşıyor, bir gece konaklama şansımız oldu. Orada güzelce dinlendik ama sabah erkenden dönüş bileti aldığımıza bin pişman olduk. Çok yorulmuşuz çünkü! Ne olurdu ikindi gibi geri dönseydik? Neyse hikayenin başına dönelim.

Pazar sabah 05.00 otobüsüne bilet aldık, sanırım 08.30 gibi terminalde indik, taksiyle halama geçip hızlıca eşyalarımızı bırakıp abdest tazeleyip Ulu Camii’ye doğru yola çıktık. Bu sefer belediye ile canım hep taksi olmazzzss.

Ulu Camii’de indik. A a a a her yer kapalı! E bugün pazar. Neyse önce bir şeyler yiyelim karnımızı doyuralım, dedik. Zira hayli acıkmıştık. Aslında Koza Han’a çok yakındık, meğer orada pek çok kahvaltı seçeneği varmış, bilmiyorduk, üzücü…. Bi 15-20 dakika Taş Fırın’a yürüdük. Kime adres sorsak herkes başka bir yön gösteriyordu 😀 Size tavsiyem konumu açın ve yürüyün, en temizi bu. Nihayet aradığımız yere geldik, bir miktar yokuşlardan sonra….

Vayyy anam babam neredeyse 100 kişilik sıra fırnın önünde! Bekler miyim, tabii ki hayır. Ne bu altın suyu mu? Hemen yandaki fırından meşhur tahinli şeylerden aldık başka birkaç çeşit daha. Sabah sabah karbonhidrat yüklemesi…… Nerede benim avokadom dere otum.  Neyse efendim çaylar çok güzeldi ikram sandık ama değildi.. Orada kişi başı 40-60 lira tutuyor diyeyim size.

Oradan Koza Han’a döndük. Üst katta pek çok şal, eşarp, kumaş satan dükkan var. Güzel de ürünler var. Fiyatlar 150 lira ile çok yüz lira arasında değişiyor. Te k tek bir gezin acele etmeyin. Mutlaka kesenize göre bir şeyler bulursunuz. Koza Han’ın alt katındaysa hem kahve, çay vs içebileceğiniz mekanlar hem de takıcılar var. Gümüş, bakır seçenekler mevcut. Fiyatlar uçuk değil, oralara da bakmanızı tavsiye ederim.

Sonra çok uykusuz ve yorgun olduğumuz için öğlen namazını kılmaya akabinde de biraz dinlenmeye niyet ederek Ulu Camii’ye geçtik. Namazlarımızı kıldıktan sonra bir 40 dakika orada dinlendik, kısım kısım uyuduk. Hele pencerenin önündeki çukur efil efildi çokkk güzeldi! Hayatımda uyuduğum en tatlı uykulardan biriydi..

Sonra Ulu Camii’nin çevresindeki kapalı çarşıyı gezmeye koyulduk. Burada hemen her çeşit dükkan var. Pijamacılar, parfümcüler, takıcılar işte aklınıza ne gelirse.

 

 

 

 

Biz buralardan geçerek ‘’Yeşil Pideli Köfte’’ lokantasına ulaşmaya çalıştık konum ile. Daha evvel de orada yemiştim çoook sevmiştim. Meyve sebze pazarının içinden geçerek gidiyorsunuz. Esnaf çok hoş. Neyse efendim bi 20 dakika da böyle yürüdük sanırım. Vardık ki kapalı! E bugün pazar…. Neyse ki başka bir yerde,

Şehzade Pideli Köfte’de yedik; orası da lezzetliydi yine de gittiğinizde açık bulursanız Yeşil Pideli Köfte tavsiyemdir tavsiye! Bir de yine hemen orada İdris Usta’nın Yeri veya benzer bir isimdi, bir mekan daha var. Ömür Akkor tavsiyesi. Yemedim, haberiniz olsun.

Yemekten sonra Beyza’nın ısrarıyla Yeşil Türbe’ye doğru yürüdük.

Oradaki camiide de ikindi namazımızı kıldık. Kızlar Emir Sultan’a devam ettiler ben camiide dinlendim. Üftade Hazretleri de ziyaret edilen makamlardandır. Daha evvelki gelişimde gitmiştim. Kızlar dönüşte beni aldılar yeniden Ulu Camii’ye döndük.

A a aa! Her yer kapalı! 7-8 arası bütün esnaf kapatıyormuş meğer. Koza Han’da dahil. Kızlar, burası turistlik bir yer geç saate kadar açık olur dükkanlar, diye diretmişlerdi amma öyle olmadı :):):)): Sizin de aklınızda olsun. Ulu Camii yakınlarındayken yolun aşağısında bir lokanta gördük (iskenderin 260 lira olduğu yere de lokanta demezsin be Dilâra) Ömür Akkor’un tavsiyelerindendi. Üç kişi 1 adet iskender sipariş ettik tadına bakmak için 😀 Yani hayatın anlamını bulduracak bir tat değil değer mi, bence değmez. Yeşil Pideli Köfte’ye giderseniz 150 liraya tepeleme bir tabak hem de lezzetli mi lezzetli, yersiniz. Mekanın adı ”Orası Burası”. Ben bir de sütlaç yedim güzeldi ama aman aman lezzet harikası değildi.

Bu sırada akşam ezanı okunmak üzereydi biz çok yorulmuştuk, dedim taksiyle geçelim halama hızlıca. Namazları evde kılalım. İyi ki de öyle yapmışız. Halacığımın hoş sohbeti ve güzel çayıyla dinlendik, ferahladık. Sabah erkenden de döndük bizi kovalayan varmış gibiiiiğ. Halbuki o gün de kalsak birkaç durağımız daha olurdu.

Fakat Bursa’da tam olarak gezebilmek için esasen kendi aracınızla gelmek lâzım. Çünkü deniz tarafı ve yeşillikleri hep uzak mesafelerde. Oraları gezmeyi de çok istiyorum. İnşaallah olur diyelim.

dönüş yolunda kendime notlarım:

Eğer Adabazarımızdan başka bir şehir seçmem gerekseydi, Bursa’da yaşamak isterdim. Kim bilir, belki de buraya evlenirim? Böylece ikinci evim olur. Nasip kısmet. Burası, evimde hissettiriyor.

Pazar sabaha karşı 1 saatlik uyku ile yola çıktım çünkü malum bana 24 saat yetmiyor. Koza Han’da dolaşırken nasıl uyku bastırdı. Öğlen namazına Ulu Camii’ye girince pencere önünde bir kuytu gördük. Bir adım aşağı atlıyorsunuz. Beyza da ben de rahatlıkla sığdık ve uzandık. 1,5 metre insanlar uzanınca da küçüktür ve her yere sığmak harika bir şeydir. O kavurucu havada NASIL ESİYOR NASIL ESİYOR OFFF uyuduğum en güzel uykulardan biriydi. (zirvede Kubbetus Sahra’da kuşluk namazı sonrası uyuduğum uyku var :’) ) Baktım sağ tarafım tutulmuş döndüm bir de soluma uyudum. Bebekler gibi demeyeceğim çünkü benim tanıdığım bebekler pek uyumuyor arkadaşlar ???? ben paşalar gibi uyudum.

Şu an dönüş yolundayım. Eve dönüyorum. Her seyahat sonrasında içimde taze parlak bir parçanın yerleştiğini hissediyorum.

Evet dönüp dönüp içimi seyrediyorum.
Bu benim ömür tablom. Yırtıldı, diktim. Lekelendi, sildim. Boyalarım kayboldu, yeniden boyalar yaptım sabaha kadar hiç uyumadım. Gözüme toz kaçtı çok ağladım ve yine her şey berbat oldu. Olacak dedik olmadı olmaz dedik oldu. AMAN YARABBİ. Çöktüm kaldım, kaç kere? Şimdi yürürken, çarşı pazarda ve ağaç altlarında bu ışıyan günlere bakıp bakıp gülümsüyorum.

Bunlar benim mi?

 

 

Share:FacebookX
Join the discussion