Yana yakıla ekşili tavuk tarifi aradığım bir gün, hayallerimdeki tarifi hiçbir yerde bulamayınca hep yaptığım şey yaptım: Uydurdum! Aşağıdaki tarif iki kişiliktir, hayatta insanlar hep çeşit çeşittir! ...
İnsan üşengeçliği ile marka yapmış bir varlık, bu kesin! Fakat yaşıyoruz, bunun diğer anlamı: her an ölmeye yaklaşıyoruz. Genellikle her işi aynı anda yapmaya çalışıp, daha düşünürken yorulup hiçbir iş yapmayan canlılar olarak, ziyandayız...
Bana sorarsanız ki buradaysanız bana sormuş sayılırsınız, insan en güzel ağaç altına konuşlanabilir. Sırtında erittiği, biriktirdiği, fıtık ve iltihaba dönüşen yaşanmışlıkları yaslayabilir usulca ağaç gövdesine. Diyelim, söğüt. Sormaz...
Bismillah, Elhamdulillah, vesselatu vesselamu alâ Rasulullah. Sözlerin en güzeli Allahu tealanın sözü, yolun en güzeli Rasullullah’ın yoludur. Konuşacağımız bütün meselelerden evvel, vaktiyle Kur’an-ı Kerim’i ne okumayı ne...
Yumurtadan bir ev, evin içinde Ejder, onun yanında Bay Ka Buk! Bakalım Ejder kalbini mi yoksa Bay Ka’yı mı dinleyecek? Acaba sen olsan ne yapardın?
Güneşe ulaşmak ışığından bir parça almak ister miydin? Peki onunla arkadaş olmak? Karınca bunu öyle çok istiyor ki bütün yolları aşmayı göze alıyor. Acaba karınca Güneş ile kavuşabilecek mi? Sen olsan ne yapardın? İmkansız, dediklerinde vazgeçmek...
Daha ne kadar ihtimalleri kırka bölüp, her birine yeni yamalar giydirip, sabaha kadar yeniden sonra yeniden her birini ince ince dikip güneşle beraber elde ettiğin bu elbiseyi, üzerine bir kez daha olduramayıp öylece bakacaksın gökyüzüne? Sabahın...
pazardan yaban mersini aldım. biraz yabani ünap, iki kilo erik; marmelat olacak. yaban mersini komposto. pazardan dua aldım, esnaf neşesi, bereket temennisi. yeniden inanmayı yanıma aldım. kendimi, kendime en iyi arkadaş yaptım. şöyle bi aynaya...
Çocuk zihni bir yetişkin zihniyle benzerlik göstermez. Yetişkin birey büyüme süreci içinde denemiş, yanılmış, hayallerine sınırlar çizmiş, bir takım arzularından vazgeçiş, belki de onları elde etmiş, yaşamın yollarını arşınlamış, doğru veya kusurlu...
Bir hakikati en sade şekliyle anlatabilmek, onu düzinelerce kelimeyle anlatmaktan çok daha zordur. Çünkü yalnızca cevhere odaklanmak, onu bütün yaldızlarından arındırıp özüne ulaştırmak, feraset ve kuvvet ister. Ancak bu kuvvet kabalığı ve...