Odamı yeniledik, kefeni ise hâlâ alamadım. İşte yaşamak; böyle kaptırıp gittiğimiz. Kefen paramla sallanan sandalye aldım, artık ölürsem onunla giderim? Son damlasına kadar tadına varmayı istemek dünyanın ancak bu tadın cennet yolunu bıçak gibi...
Bir kedi sevmeye ihtiyacım var. Böyle dedim içimden masaların arasında dolananı görünce. Seni sevmeye ihtiyacım var, şimdi. Parmak uçlarımda şefkat duymaya, birkaç mırıltıya, kucağımda uyuyup kalmana. Sonra düşündüm. Demek ki ihtiyaç sadece...
Şu an ikamet ettiğimiz ev, kiracılık serüvenimizdeki yedinci ev. İlk taşınma zamanımızda bendeniz henüz 17 yaşındaydım. Anneciğim işteyken bütün evi toparlamış, yan komşumuz Emine Annenin oğlu Halil Abi’ye şöyle demiştim: ”Halil Abi...
الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُّ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَ أَتْبَاعِهِ أَجْمَعِينَ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ...
Soru: ‘’Biz Müslüman olarak insanları dinlemeliyiz, anlamaya çalışmalıyız fakat bazı insanlar sadece rahatlamak için bizimle konuşmaya çalışıyorlar. Verdiğimiz tavsiyeyi de öğüdü de dinlemiyorlar. Sonra aynı meseleyle tekrar gelip bizimle...
Hiç fark ettiniz mi, hatır ve gönül bilmeyi birlikte düşünürüz. Gönlü bilen hatırını da bilir veya hatır bilmeyenin gönlü bilmesi beklenmez. Her ikisiyle de işaret ettiğimiz, kıymettir; değerli olan ziyan edilmemesi gereken. Kâmet, duruş; kıyam...
الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُّ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَ أَتْبَاعِهِ أَجْمَعِينَ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ...
(Bu metin Fil Suresi tefsirinin giriş bölümünden alınmıştır. Tefsir Dokümanları bölümünde bu sureye ve diğerlerine ulaşabilirsiniz ) Bakara Suresinin 126-129. ayetlerinde, Hz. İbrahimin (as) Rabbimize ettiği dualar vardır. Hz. İbrahim Mekkeye...
Acının nereden, nasıl yakalayacağını asla bilemezsin. Saniyeyi dahi kırka bölen anların birinde kalbe incecik, sinsi bir çizik atılır. Giderek ığıl ığıl, içini gıcıklayan cızırtıya dönüşür. Nereden geldiği anlaşılmayan o sınır bozucu ses...










