tanıştırayım: ibrâhim

tanıştırayım: ibrâhim

Bazen tek bir kederin pek çok başka parametresi, bileşeni vardır. Som değildir. İç içe geçen yolların ortasında girift hâlde oracıkta durur. Onu oradan öyle çekip alamazsın. Alamayacağınızı da bilirsiniz.

”Göz yaşarır, gönül mahzun olur lâkin bu dilden Allah’a isyan olacak tek bir söz çıkmaz” diyen o mübarek ağız, bunları benim için de söyledi. Kaç ev, kaç sokak, kaç takvim önce. O gün orada yoktum. İbrahim’in ölüsünü kilometrelerce kucağında taşırken, ıslanan sakallarını görenler arasında yoktum. İç yangınını seyredenlerden biri değildim. Ne bir kum tanesiydim çölde ne  su.

Bütün bunlarla beraber, bugün, dün. Bundan tam 9 yıl evveldi ben dua etmiştim. ”Allah’ım salih saliha evlatlar yetiştireyim, anne olayım, bir iki üç beş.. vakfedeyim kendimi, ne olur?” Yürüdüğüm sokağı, duamın devamını, bütün zerrelerimle ve gerçekten Allah için derin bir arzuyla ettiğimi hatırlıyorum; dua mıh gibi şuramda.

Duama yaklaştığıma emin olduğum çok köşe oldu. Döndüm ki uçurum. Benim böyle çok düşmem var. Bırakın yaralarımı saymayalım. Zaten geçtiler..mi?

Böyle dönüp dönüp akşam üstlerinde İbrahim’i özlediğim olmuştur. Cismini bilemem, kime benzediğini. Huyunu suyunu fakat ibrahim’i 20 yaşımdan beri içimde taşırım. Oğlumdur. Doğmamıştır. İbrahim, yoktur.

Putları deviren İbrahim (as) ile başlar bu düş. Asaf Halet ile devam eder. ”İbrahim, içimdeki putların yerine, yenilerini koyan kim?” sorusunu kaç gün cebimde taşıdım, onunla uyudum, uyandım. Uyuyamadım.

İbrahim’i çok sevdim.

Ne zaman ”İbrahim” isimli bir öğrenciyle tanışsam içimi titrerken buldum.

İbrahim’in hatırı için başladığım yollar.

İbrahim’in hatırı için ayağımı kanatan taşlar.

İbrahim’in hatırı için direndiğim kuyulur ve çarpıp çıktığım kapılar, altında kaldığım göçükler..bitişler…yeniden başlamalar.

Doğmamış çocuklarım için kendimde değiştirdiğim öyle çok şey oldu ki. Vazgeçtiğim, göze aldığım ve terk ettiğim. İbrahim yoktu ancak onun huzurla yaşayabileceği evi yapmak boynumun borcuydu. Kendimden çıkardım, kendime ektim. Çiviyi çaktım, perdeyi önce söktüm sonra baştan taktım. Halılar yıkadım, kaç ev boyadım. Çok uzundu geceler, ağladım. İbrahim’e kötülük olacak ne varsa, onu yapan olmamak için uğraştım. Gizli gizli korudum kolladım İbrahim’i. Ona zarar verecek kim varsa, ondan uzaklaştım. Velevki bu beni paramparça etsin. İbrahim iyi olsun.

Bir gün baktım ki İbrahimler,  Gül Ayşeler (o da kızımdır onu başka zaman konuşalım) ve daha niceleri eteklerimde. Beni seven, içine alan, özleyen; bana koşan, sığınan, benimle öğrenen bir sürü küçük can ellerimde. İşte, demiş sanki Allah. İşte sana yetiştirecek salih saliha evlatlar. Al, büyüt.

Büyüteyim.

Yüksünmedim, zor gelmedi, Bilakis çok sevdim.

Lâkin İbrahim tam şuramda titrer durur. Elleri nasıldır, kokusu? Olmayan bir canı özlemek mümkün mü, diyeceksiniz.

Ben size ciğerimi gösteremem. Hem belki artık kalmamıştır.. :’)

haziran 2023

Share:FacebookX
Join the discussion

2 comments