Verimli Bir Gün İçin 6 Madde

Verimli Bir Gün İçin 6 Madde

Bugün vaktin bereketsizliğinden her birimiz yakınıyoruz. Oysa zaman Allah’ındır. Bizler de Allah’ın kulları. O hâlde Allah’a ait olan zamandan istifade edebilmek için önce O’ndan yardım dilemeli. Boş, faydasız ve solumuza yazılıp da bize ağrılık yapan işleri gözden geçirmeli.

Bu söylediğim ne ayet ne de hadis. Dolayısıyla hüküm değerinde değil. Ancak paylaşmak isterim. İnanıyorum ki solumuza yazılan her amel, söz bize ağırlık yapıyor. Kaçırdığım amellere bu yönüyle de bakıyor, kendimi tartmaya çalışıyorum. Terazim hep eksik. Allah’ın rahmeti olmasa.. sığınacak kapı bulamaz idim. Bilmenizi isterim ki söylediklerimin hepsini her sabah kusursuz yapamıyorum. Ancak seher vakitlerini ve fecri çok kıymetli buluyorum. Neden? Rabbimiz kıymetli buluyor çünkü. Rasulullah (sav) bizin için örnek bir hayat programına sahip. Burada bir ekleme daha yapıp maddelere geçeceğim.

Unutuyoruz. Rasulullah (sav) belki de gelmiş geçmiş en yoğun sosyal hayata sahipti. Eşleri oldu, evlatları oldu. Kendi söküğünü diken, yemeğini alan, temizlik noktasında çok hassas olan bir peygamber var karşımızda. Eşleriyle muhabbet eden, ilgilenen, çocuklarıyla hatta torunlarıyla oynayan; diğer taraftan siyaseti yöneten, her gün belki de yüzlerce soruya da cevap veren bir insan. Cebrail (as) ile görüşen, vahiy alırken kim bilir neler yaşayan? Kur’an ayetlerini alıp ileten bir taraftan da düşmanla mücadele eden, cepheye giden ama pazarın da kontrolünü yapan bir peygamber.. Daha liste uzar. Bunları neden hatırlamak ve hatırlatmak istedim? Hani.. meşgulüz ya. O da meşguldü arkadaşlar. Çok meşguldü. Buna rağmen geceleri kalkardı. Buna rağmen her bir insanla ilgilenirdi. Ve bedeni olağan bir insan bedeniydi. Bizim gibi yorulur, acıkır, uyurdu. O hâlde ne erkeklerin ne kadınların ben meşgulüm Rabbime ve hayra vaktim yok, demeye lüksü yoktur.

Bunu öncelikle kendi nefsime hatırlatıyorum. O (sav) vakti boş olduğu için kulluk yapmadı. Yorgun olmadığı için değil. Başka bir yolu kendisi için mümkün görmediğinden yaptı. Elbette biz peygamber değiliz, sahabe de değildi. Biz bir kulluk sözü verdik ve bin kere düşsek de kalkmak, denemek tekrar devam etmek zorundayız. Sıcak sular akan evlerimizde üzerimizden atamadığımız bu miskinlik. Çadırlarda yaşayan ve tüm yürekleri Allah diyen secdeye varan diğer Müslümanlar. Biz, aynı Allah’a hesap vereceğiz. Bu hâlimizi normal kabul etmek, sadece ye iç yattan ibaret olan bir hayatı Müslümanca yaşam bilmek, buna razı gelmek ancak ve ancak şeytanı memnun eder.

Ölünce. Bize sorulunca. Dünyada ne kadar kaldın, diye. Diyeceğiz ki. Bir gün, belki de birkaç saat. Öyle kısa öyle kuş gibi gelecek. Değmez mi dolu geçirmeye. Değmez mi heybemizi doldurmaya.

UYU UYU UYU YETMEDİ Mİ?

Bir sefer de uyansak ya?

 1-Erken UYUMAYI Alışkanlık Hâline Getirmek

Çok klişe gelecek bu madde biliyorum. Ama gerçekten erken uyanmadan olmuyor.  Ancak bunu sağlayabilmek için ilk yapılması gereken erken uyumayı alışkanlık hâline getirmek gerekiyor. Burada kişi kendisini tanımalı ve uykuya geçiş süresini  tespit etmeli. Mesela ben 5-10 dakika içinde uykuya geçemiyorum. En az yarım saatimi alıyor.

Dolayısıyla 23.00’de uyumak gibi bir hedefim varsa 22.30’da yatağa geçmiş olmalıyım. Bir şeyler okumak, zikir çekmek bana uykuyu kolaylaştırıyor. Telefonla uğraşmak uykuyu geciktirir. Uyuşarak sersemlemeye sebep olur.

Bir şey izleyerek uykuya geçmek hem uykunun kalitesini düşürür hem de zarar verir.

İllâ bir şey dinleme ihtiyacı hissediyorsak Kur’an dinlemek mümkündür. Aşağıdaki adreste sureleri dinlerken aynı zamanda anlamını da okumak mümkün. (Sadece meal anlamak için yetmez, tefsir okumak/dinlemek gerekir)

https://www.youtube.com/results?search_query=fussilet+kuran+merkezi

Hepsinden evvel ise kul kendisi için çok dua etmeli. Allah’ın kolaylaştırması için duada ısrarcı olmalı. Bu beden, ruh, kalp Allah’ın. O dilerse her iş kolay.

Vitamin ve kan değerlerimize de dikkat etmeli. Bunlar da uyumayı ve uyanmayı etkileyen unsurlar. Ayrıca en geç 19.00’da yeme içme işini bitirmekte hayır var. Daha erken olsa daha da güzel. En geç 20.00 diyelim sizin güzel hatırınız için.

Bir de dizi film izlemek bir yarışmayı çok sıkı takip etmek zihni gereksiz meşgul ediyor. Ne zaman üst üste bir şey izlesem devamını rüyalarımda çekiyorum. Bir iş yaparken sessiz kalmak bana güç. Faydalı bir sohbet açmak içidir. Sevdiğiniz herhangi bir alanla ilgili videolar da olabilir. İllâ bir çılgınlık yapmak isterseniz de temiz olanları seçmeye gayret edin. Çünkü zihnimizde birikenler ve midemizde birikenler uyku esnasında bizi yoruyor.

2- Erken UYANMAYI Alışkanlık Hâline Getirmek

Erken uyanmakta zorlanmamızın geç uyumaktan sonraki ilk sebebi hedefsizliktir. Heyecan duyduğumuz bir yolculuğa çıkacağımız zaman her birimiz tak diye uyanırız. Hatta 2-3 saat uyumuş olsak bile.. uyanmakta hiç zorluk çekmeden gözlerimizi açarız. Çünkü hedef ve heyecan bizi diri tutar.

Eğer tek başıma o sabah uyanamayacağımı anlamışsam program yaparım. Beni kalkmak zorunda bırakacak bir program. 15 Dakika sürecek bir dersi 5 veya 6’ya koyarım. Zaten mesele kalkmak. Sürekli kendimize uykum var uykum var uykum var diyerek telkinde bulunmazsak uyandıktan sonra devam etmek çok daha kolay.

Miskinlik, bir mazeret olamaz. İnsanı uyutan iki büyük sebep: Tembellik ve hedefsizlik. İnsana, en büyük engel kendisi. Sabaha yapmak zorunda olduğumuz işler belirlemeli. Aynı anda elli şeye girişmemeli. Sakince birkaç sayfa Kur’an okumak, dinlemek, zikir çekmek, birkaç hadis okumak.. Alanımızla ilgili çalışmalar yapmak zaten dopdolu 1 saat demektir.

Eğer siz de tek başınıza sebat etmek de güçlük çekiyorsanız kendinize mecburi sorumluluklar edinebilir, o saatlerde uygulamak üzere iki kişilik çalışmalar yapabilirsiniz. Amma bana sorarsanız.. O vakitler en güzel kendi kendimize geçiyor. Belki de ben sadece o saatlerde kendimi dinleyebildiğim için de öyle geliyor olabilir, bilemiyorum.

Bir de imsaktan evvel uyanınca teheccüd kılarak da nasipleniriz. Pek güzel olmaz mı? Bu zaman zarfında ağır ağır düşünerek Kur’an okumak da eftaldir, ecri çoktur. Yine dua için en güzel vakitler bu vakitlerdir.

3-Yürüyüş

Yürümenin insanı iyileştiren ve derinleştiren bir yönü var. Aksini iddia edenleri ikna etmek istemem. Dünyadan sadece zevk umanlar için durum aksi olabilir. Ancak nice lezzetler vardır ki iğnesi can yakan arının peteğinde bulunur.

Sabahları yürümek zihnen ve ruhen açılmamızı sağlar. Yarım saat dahi olsa yürümek daha verimli bir güne zemin hazırlar. Konfor kölesi olmayı bırakıp, bedenlerimizi harekete alıştırmalı, kuvvetlendirmeliyiz. Hem sabahın ilk saatlerinde havanın o temiz ve dokunulmamış hâli insana nasıl iyi geliyor, anlatmak mümkün değil. Siz iyisi mi yürüyün!

Ah. Hele beylerin sabah namazı için camiiye gitmesi ne güzel olur. Ne uyku kalııır, ne miskinlik..! O kalbin bereketi sonra nerede bulunur? Değil mi ama..

4- Zikirler

1-Namazın ardından mutlaka 33’er kere Subhanallah-Elhamdülillah-Allahuekber. Çünkü:

Bir gün, başta Ebû Zer (r.a.) olmak üzere muhacirlerin fakir olanları Peygamber Efendimiz’e gelerek şöyle dediler:

“Yâ Resulallah, varlık sahipleri yüksek dereceleri ve dâimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyor. Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz. Onlar köle âzat ediyor, biz edemiyoruz.”

Sahabîleri dinleyen Peygamberimiz, onların gönlünü şu müjdesiyle aldı:

“Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz. Meğer ki, sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra ‘otuz üçer kere Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahu ekber’ derseniz, tamamı 99 eder. Yüzün tamamında da, ‘Lâilaheillallahü vahdehu lâ şerika leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa, affolunur.” (Müslim, Mesacid: 146; Ebû Dâvud, Vitir: 2)

2-Her gün mutlaka 100’er kere

Subhanallahi ve bihamdihi.

Subhanallahil azim.

Çünkü:

Dile Hafif Terazide Ağır İki Söz

Ebû Hüreyre’den: Peygamber Sallalla­hu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

“İki söz vardır ki onlar dile hafiftir­ler, terazide ağırdırlar; Rahman olan Allah’a sevimlidirler, bunlar: Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil’azîmi. (“Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Al­lah’ı tenzih ederim”). (Buhari, Kitâbu’d-Daavât, 65)

Allah’a (c.c) Sevimli Olan İki Söz

Ebü Zer’den (Radıyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle buyurdu:

“Allah katında en sevimli olan sözü sana bildireyim mi? Allah’a en sevimli olan söz: “Sübhânellâhi ve bihamdihî”dir.”

 Hangi Söz Daha Faziletlidir?

Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e soruldu, hangi söz daha faziletli­dir? Peygamber buyurdu: “Allah Tealâ’nın melekleri için yahud kulları için seçtiği şu sözdür: Sübhânellâhi ve bihamdihî” (Allah’a hamd ederek onu noksanlıklardan tenzih ederim). (Müslim, Mesacid, 17)

Cennete Adınıza Bir Hurma Ağacı Dikilir

Cabir’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

“Kim Sübhânellâhi ve bihamdihî (Allah’a hamd eder olduğum halde O’nıı noksanlıklardan tenzih ede­rim) derse; onun için Cennette bir hurma ağacı dikilir.’’ (Sünen-i Tirmizî, Kitabu’d-Daavat, 60)

3-Her gün 100 kere Estağfirullah. Çünkü:

Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Ey insanlar! Allâh’a tevbe edin ve O’na istiğfâr edin! Muhakkak ki ben her gün yüz defa, hattâ yüzden daha fazla, Allâh’a tevbe ediyor ve O’na istiğfâr ediyorum.” (Ahmed, IV, 261; Nesâî, Kübrâ, IX, 168; Krş. Müslim, Zikir, 42)

“Her sabaha çıktığımda mutlakâ Allah Teâlâ’ya yüz defa istiğfâr ederim.” (İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VI, 57/29445; Nesâî, Kübrâ, IX, 167)

4- Her gün 100 kere Lailaheillallah. Çünkü:

  Ebû Hüreyre radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu söyledi:

“Bir kimse her gün yüz defa, lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr, derse, on köle âzâd etmiş kadar sevap kazanır; ona yüz iyilik sevabı yazılır; yüz günahı bağışlanır; bu zikir o gün akşama kadar o kimsenin şeytandan korunmasını sağlar. Bu zikri ondan daha fazla tekrarlayan kimse dışında hiç kimse daha faziletli bir iş yapmamış olur”.

Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti:

“Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır. (Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65)

*Bu saydığımız zikirlerin hepsini sakince söylemek 10 dakika alıyor. Sadece 10 dakikada edindiğimiz servetlere bakalım. Neden güne böyle başlamayalım her sabah? Diyelim bir şekilde 10 dakika bile vakit ayıramadık. Mutlaka cebimizde tesbihimiz olsun. Yürürken çekelim, yolculuk yaparken çekelim. Ne olur, yarın ölünce keşke değil de iyi ki diyecek amellerimiz olsun. Zaten yaptığımız her iş eksik, yarım. Günahlarımız derya. Ne olur, şu zikirleri alışkanlık edinelim. Kıskandırmak istemem.. ama 7-10 yaş talebelerimin çoğu her gün kendilerine cennette ağaçlar dikiyor. Hayırda yarışıyorlar. Oturup ağaçlarını sayıyorlar. Gelip şöyle soruyorlar ‘’ Öğretmenim, cennette ağaç dikmek için ne diyorduk? –Subhanallahil azim/ Subhanallahi ve bihamdihi, diyoruz çocuğum.’’ Koşarak gidiyor ve çekiyor. Siz de yapabilirsiniz, lütfen yapın e mi?

Zikir bahsini belki de uzun tuttum, sıkıldınız ama.. sadece zikir diye başlık atsam.. okunması az olurdu. Tılsımlı bir şeyler bekler insanlar bereket için. Vaktin dolu geçmesi için. En büyük kerâmet, sebat etmektir oysa. Sabahlarımıza altın 10 dakikayı almakla başlayalım istedim.

5-Gelişmek İstediğimiz Herhangi Bir Konuda 20-40 Dakika Çalışmak

Burada alan size kalmış. 20 Dakika az demeyin, hiç olmamasından daha iyidir, zamanla artar. Azlar çok olur. Bir haftanın sonunda o konuda birçok şey öğrenmiş olursunuz. Önemli nokta sevdiğiniz ve merak ettiğiniz bir konu olması. Gelişmekten keyif aldığınız veya geniş vadede mecbur olduğunuz bir alan olursa sabah uyanık kalmak adına güzel bir sebebiniz daha olur.

6-Ev İşlerini Sabahtan Halletmek

Genellikle yemekleri yukarıdaki işleri tamamladıktan sonra evden çıkmadan hâlâ vaktim varsa yapar öyle çıkarım. Çalışmayanlar için de yemeği ve birkaç işi sabahtan halletmek günün kalanı için büyük kolaylık ve bereket. Bu dediğimi deneyin, memnun olacaksınız Allah’ın izniyle.

Selâmlar, sevgiler, hürmetler ederim.

Yorum yap